Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz
iPhone 15 Pro Max ve iPhone 14 Pro Max Karşı Karşıya: Hangisi Daha Üstün?
Şimdiyse Meksika’dan gelen haberlere göre, bir madende iki “uzaylı” kalıntısının keşfedildiği öne sürülüyor. ABD Kongresi’nin Temmuz ayında gerçekleştirdiği halka açık ilk UFO toplantısı, hükümetin UFO konusunda ne kadar “kritik bilgi” sakladığı konusundaki sorgulamaları gündeme getirdi. Bu önemli toplantının ardından şimdi de Meksika Kongresi, eşsiz ve tartışmalı bir etkinlikle karşımıza çıkıyor. Eğer bu son iddialar doğrulanırsa, bu olay insanlık tarihi için gerçekten bir dönüm noktası olabilir: Meksika Kongresi’nde, madenden çıkarıldığı öne sürülen iki “uzaylı cesedi”nin sergilendiği bildirildi.
İçindekiler
ToggleScientists unveiling two alleged alien corpses took place in Mexico, which are retrieved from Cusco, Peru. pic.twitter.com/rjfz9IMf37
— Indian Tech & Infra (@IndianTechGuide) September 13, 2023
Meksika Kongresi’nde 12 Eylül Salı günü sergilenen iki mumyalanmış kalıntının, “insan dışı” bir varlığa ait olduğu ve bu kalıntıların en az 1,000 yaşında olduğu belirtildi. Bu mumyaların Peru’nun Cusco bölgesindeki bir madenden çıkarıldığı aktarıldı. Ancak bu iddiaların doğru olup olmadığına dair ciddi şüpheler bulunuyor. Özellikle bu tür iddiaların geçmişte birçok kez ortaya atıldığı ve çoğunun daha sonra çürütüldüğü düşünüldüğünde, bu son haberlerin gerçekliği konusunda birçok uzmanın temkinli yaklaştığını belirtmek gerekiyor.
Meksika medyasında yer bulan haberlere göre, gazeteci ve ufolog Jaime Maussan, Meksika Kongresi’nde düzenlenen özel bir oturumda, mumyalanmış varlıkların Dünya’nın evrimsel tarihine ait olmadığını iddia etti. Maussan, bu varlıkların DNA’sının yüzde 30’unun bilinmediğini yemin ederek dile getirdi.
Özel oturumda, Maussan, ABD ve Meksika yetkililere “UFO ve tanımlanamayan olağandışı fenomenler” hakkında çeşitli videolar sundu. Videolardan önce yaptığı konuşmada, “Bu varlıklar, Dünya’nın bilinen evrim sürecinin bir ürünü değil. UFO kazalarından geride kalan varlıklar da değiller. Bunlar, diatom madenlerinde keşfedilip daha sonrasında fosilleşmiş varlıklardır” dedi.
Maussan, bu misteriyöz mumyalanmış varlıkların Meksika’nın önde gelen eğitim kurumu olan Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi (UNAM) tarafından detaylı bir şekilde incelendiğini belirtti. Bilim insanlarının bu varlıklar üzerinde yaptığı radyokarbon tarihleme testleriyle DNA kanıtları elde edildiğini ifade etti.
Oturum esnasında, bu varlıkların röntgen görüntüleri de katılımcılara gösterildi. Uzmanlar, cesetlerden birinin içinde “yumurtaya” benzer bir yapı olduğunu ve her iki varlıkta da Osmiyum gibi oldukça nadir bulunan metallerden oluşan implantlara rastlandığını belirtti. Bu iddialar, kongre içerisinde ve uluslararası platformda büyük bir merakla karşılandı.
ABD’de eski bir Donanma pilotu olan Ryan Graves, yılın erken dönemlerinde, tanımlanamayan hava olaylarının ABD’nin ulusal güvenliği için nasıl bir tehdit oluşturduğuna dair ifadelerde bulunmuştu. Graves, ABD’nin uzaylıya ait biyolojik kalıntılar keşfettiğini öne sürmüştü. Ancak bu iddialar, ABD hükümeti tarafından resmi olarak doğrulanmadı.
Diğer taraftan, Meksika’da yaşanan son olay, Graves’in öne sürdüğü iddialardan çok daha şaşırtıcı ve ileri düzeyde. Ancak, Jaime Maussan‘ın geçmişi, bu iddialara karşı bir temkinli yaklaşım benimsememiz gerektiğini gösteriyor. Maussan, daha önce 2017 yılında Peru’da keşfedildiği iddia edilen ancak daha sonrasında insan çocuklarına ait olduğu tespit edilen mumyalarla ilgili “uzaylı” iddialarıyla gündeme gelmişti. Bu geçmiş deneyim, Meksika’da ortaya atılan son “uzaylı mumyası” iddialarına karşı dikkatli ve eleştirel bir yaklaşım benimsememizi gerektiriyor.
Yorum Yaz