Netflix'te Şu Anda İzleyebileceğiniz En İyi Korku Filmleri
Xiaomi’nin merakla beklenen yeni modeli 13T Pro’nun kamera özellikleri sızdırıldı!

Sıradaki içerik:

Xiaomi’nin merakla beklenen yeni modeli 13T Pro’nun kamera özellikleri sızdırıldı!

e
sv

Netflix’te Şu Anda İzleyebileceğiniz En İyi Korku Filmleri

155 okunma — 15 Ağustos 2023 16:42
Korku türü, dünya genelindeki birçok kişi için adeta bir tutkudur. Bu tutkulu kitlenin ne kadar büyük olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, yayıncıların bu türe ne kadar önem verdiklerini anlamak zor olmuyor.
Netflix'te Şu Anda İzleyebileceğiniz En İyi Korku Filmleri

Netflix’in korku filmi kütüphanesi adeta bir korku filmi şenliği sunuyor. Her ay kütüphaneye eklenen yeni filmler ve ayrılan eski filmlerle, izleyiciler sürekli taze ve yenilikçi içeriklerle karşılaşıyorlar. Yani, sizi koltuğunuza çivileyip tüylerinizi diken diken edecek bir film arayışında iseniz, doğru yerdesiniz.

Netflix’te Şu Anda İzleyebileceğiniz En İyi Korku Filmleri

Korku filmi tutkunları için Netflix, geniş ve çeşitlendirilmiş bir korku filmi kütüphanesi sunuyor. Klasiklerden modern yapımlara, psikolojik gerilimlerden doğaüstü korkulara kadar her türde film bulabileceğiniz bu platformda, hangi filmi izleyeceğinize karar vermek bazen zor olabilir. İşte, Netflix’te şu anda izleyebileceğiniz en iyi korku filmlerini sizin için derledik. Korku dolu anlara hazır olun!

Annihilation (2018)

“Annihilation” (2018), Alex Garland’ın yazıp yönettiği bilim kurgu ve korku türündeki bir filmdir. Film, Jeff VanderMeer’in “Güneyin Sınırı” adlı romanının bir uyarlamasıdır ve bu roman, aynı adı taşıyan üç kitaplık bir serinin ilk kitabıdır.

Konu Özeti: Bir biyolog (Natalie Portman’ın canlandırdığı Lena karakteri), kocasının (Oscar Isaac) kaybolmasının ardından gizemli bir karantina bölgesi olan “Parıltı”ya bir keşif misyonu için gönderilir. Burada, doğanın yasalarının normalin dışında çalıştığı ve evrimin garip bir şekilde ilerlediği bir bölge ile karşılaşırlar. Lena ve ekibi, bu alandaki hayvanlar, bitkiler ve diğer organizmaların DNA’larının tuhaf bir şekilde birleştiğini ve değiştiğini keşfederler.

Bu bölgede neler olduğunu anlamaya çalışan Lena ve ekibi, hem fiziksel hem de psikolojik tehditlerle karşı karşıya kalırlar. Film, insan doğası, evrim, hücrenin ölümü ve yeniden doğumu gibi derin temalarla beslenir.

Mr. Harrigan’s Phone (2022)

Adım adım, Jaeden Martell modern bir korku kralı olma yolunda ilerliyor, korku türüne sürekli katkılarıyla tanınıyor. John Lee Hancock’ın “Mr. Harrigan’ın Telefonu” filmi onu Craig olarak gösteriyor; genç bir adam olan Craig, yakın zamanda vefat etmiş arkadaşıyla bir iPhone aracılığıyla iletişim kurabildiğini keşfediyor. Tüyler ürpertici ve sahneleri domine eden Donald Sutherland’in desteğiyle Martell, ilginç konuyu en iyi şekilde kullanıyor ve “Mr. Harrigan’ın Telefonu”nu benzer teknolojik korku filmlerinin bir adım önüne taşıyor. Film, Stephen King’in en bilinen hikayelerinden birine dayanmıyor olabilir, ancak ünlü yazarın eserlerinin en iyi uyarlamalarından biridir.

Lights Out (2016)

“Lights Out” (2016), David F. Sandberg’in yönettiği ve Eric Heisserer’ın senaryosunu yazdığı bir korku filmidir. Film, Sandberg’in aynı adı taşıyan 2013 tarihli kısa filminin uzatılmış bir versiyonudur.

Konu Özeti: Film, ailenin geçmişiyle bağlantılı, ışıklar söndüğünde ortaya çıkan ve ışıklar açıldığında kaybolan gizemli bir varlık olan Diana’nın hikayesini anlatmaktadır. Rebecca (Teresa Palmer’ın canlandırdığı), kardeşi Martin’in (Gabriel Bateman) aynı korkunç varlık tarafından rahatsız edildiğini öğrendiğinde, bu tehdidin ailesinin geçmişiyle nasıl bağlantılı olduğunu keşfetmeye karar verir. Diana’nın geçmişi ve ailenin üzerindeki etkisi yavaş yavaş ortaya çıkar, ve Rebecca, kardeşini bu korkunç varlıktan korumak için mücadele etmek zorundadır.

The Babysitter (2017)

“The Babysitter” (2017), McG’nin yönettiği ve Brian Duffield’in yazdığı bir korku-komedi filmidir. Filmin başrollerinde Samara Weaving, Judah Lewis, Hana Mae Lee ve Robbie Amell gibi isimler bulunmaktadır.

Konu Özeti: 12 yaşındaki Cole (Judah Lewis), bebek bakıcısı Bee’nin (Samara Weaving) onu ne kadar sevdiğini düşünmektedir. Ancak bir gece uyanık kalıp Bee’nin arkadaşlarıyla ne yaptığını görmeye karar verdiğinde, her şeyin beklediği gibi olmadığını keşfeder. Bee ve arkadaşları aslında şeytani bir kultun üyeleridir ve Cole, onların ritüelinde bir hedef haline gelir. Genç çocuk, bu şeytani kulttan kurtulmanın bir yolunu bulmak zorundadır.

Paranormal Activity (2007)

“Paranormal Activity” (2007), Oren Peli’nin yazıp yönettiği bir doğaüstü korku filmidir. Filmin düşük bütçesi ve bağımsız yapımı olmasına rağmen, gişede büyük bir başarı elde etti ve birçok devam filmi, yan hikaye ve spin-off’larla geniş bir film serisine dönüştü.

Konu Özeti: Film, genç bir çift olan Katie (Katie Featherston) ve Micah’ın (Micah Sloat) evlerinde yaşadıkları doğaüstü olayları belgelemek için kurdukları kameralar aracılığıyla anlatılmaktadır. Katie, geçmişi boyunca doğaüstü olaylara maruz kaldığını iddia ederken, Micah bu olayları kaydetmeye karar verir. Ancak, kameraların kurulmasından sonra olaylar daha da kötüye gitmeye başlar. Gece boyunca, çift, garip sesler, kapıların kendi kendine hareket etmesi ve diğer rahatsız edici olaylara tanık olur. Bu aktiviteler giderek şiddetlenir ve çift, yaşadıkları korkunun kaynağını ortaya çıkarmaya çalışır.

The Ring (2002)

“The Ring” (2002) filmi, Gore Verbinski’nin yönettiği, başrolünde Naomi Watts’ın yer aldığı bir doğaüstü korku filmidir. Bu film, 1998 tarihli Japon filmi “Ringu”nun Amerikan versiyonu olup, orijinali Koji Suzuki’nin aynı adlı romanına dayanmaktadır.

Konu Özeti: Film, bir video kaset hakkında dolaşan ölümcül bir efsaneyi araştıran gazeteci Rachel Keller’ın (Naomi Watts) hikayesini anlatır. Efsaneye göre, bu kaseti izleyenler tam olarak bir hafta sonra ölmektedir. Rachel, bu korkunç efsanenin gerçek olup olmadığını keşfetmek için derinlemesine bir araştırmaya başlar ve kasetin arkasındaki korkutucu sırrı ortaya çıkarmaya çalışır. Kaseti izledikten sonra gerçekleşen olayları ve ölümleri araştırmaya devam ederken, kendi hayatı da tehlikeye girer. Naomi Watts’ın performansı övgüyle karşılandı ve film, teknik yönleri, müzikleri ve görsel efektleriyle de takdir topladı. “The Ring”, 2000’lerin başında Amerikan korku sinemasının yeniden canlanmasına katkıda bulunarak birçok benzer adaptasyonun yapılmasına ilham verdi.

The Thing (2011)

“The Thing” (2011) filmi, Matthijs van Heijningen Jr.’ın yönettiği ve Eric Heisserer’ın senaryosunu yazdığı bir bilim kurgu korku filmidir. Bu film, John Carpenter’ın 1982 yapımı “The Thing” filmine bir önbölüm olarak tasarlanmıştır, bu da orijinal olarak John W. Campbell Jr.’ın “Who Goes There?” adlı kısa öyküsünden uyarlanmıştır.

Konu Özeti: Film, Carpenter’ın filminden önce, Antarktika’da bulunan gizemli bir uzay gemisinin keşfiyle başlar. Araştırma ekibi, bu gemiyi ve donmuş halde buldukları yaratığı keşfettikten sonra, yaratığın tehlikeli ve değişken doğasıyla yüzleşirler. Bu yaratık, herhangi bir canlı formuna dönüşme yeteneğine sahiptir, bu da ekibi birbirlerine karşı şüpheci hale getirir. Kimin insan, kimin bu ölümcül yaratığın bir kopyası olduğunu belirlemeye çalışırken, ekip hayatta kalmak için amansız bir mücadele verir.

Yine de, 2011 yapımı “The Thing”, kendi başına birçok korku hayranının beğenisini kazandı ve orijinal filmle birlikte izlendiğinde iki filmin nasıl bir araya geldiğini görmek ilginç bir deneyim sunmaktadır.

I See You (2019)

“I See You” (2019) filmi, Adam Randall’ın yönettiği ve Devon Graye’nin yazdığı bir gizemli korku gerilim filmidir. Başrollerde Helen Hunt, Jon Tenney ve Judah Lewis gibi isimler bulunmaktadır.

Konu Özeti: Filmin merkezinde, küçük bir kasabada çocukların kaybolmasına dair esrarengiz bir dizi olayın araştırmasını yürüten Dedektif Greg Harper (Jon Tenney) ve ailesi bulunmaktadır. Bu esnada Harper’ın eşi Jackie (Helen Hunt) ile oğlu Connor (Judah Lewis) evlerinde tuhaf olaylar yaşamaya başlarlar. Öğelerin yer değiştirmesi, bilinmeyen sesler ve beklenmedik arızalarla karşılaşan aile, bu olayların arkasında birinin olup olmadığını merak eder. Ancak bu garip olaylar, sadece evdeki durumla sınırlı kalmaz; aynı zamanda dedektifin araştırdığı çocuk kaybolma vakalarıyla da tuhaf bir şekilde ilişkilendirilir.

Umma (2022)

“Umma”, televizyon ikonu Sandra Oh’yu Fivel Stewart ve Dermot Mulroney ile birlikte başrolde gösteriyor. Konu, sakin ve olaydan uzak bir hayat süren tek bir annenin, Amerika’da izole bir çiftlikte evde eğitim gören kızıyla yaşantısına odaklanıyor. İşler, annesinin Kore’den gelen külleriyle karmaşıklaşır ve kısa süre sonra kendini acımasız bir doğaüstü varlıkla başa çıkmaya çalışırken bulur.

Gerald’s Game (2017)

“Gerald’s Game” (2017), Mike Flanagan’ın yönettiği bir psikolojik korku-gerilim filmidir. Film, Stephen King’in aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Başrollerde Carla Gugino ve Bruce Greenwood yer almaktadır.

Konu Özeti: Jessie (Carla Gugino) ve eşi Gerald (Bruce Greenwood), evliliklerini canlandırmak amacıyla izole bir göl evine romantik bir kaçamak yaparlar. Gerald, eşini yatakta kelepçelerle bağlar, ancak oyun sırasında beklenmedik bir kalp krizi geçirir ve ölür. Jessie kelepçeli bir şekilde yatakta mahsur kalır. Zaman ilerledikçe, su ve yiyeceğin azalması, bir sokak köpeğinin evin içine girmesi ve halüsinasyonların başlamasıyla Jessie’nin durumu daha da zorlaşır. Ayrıca, karanlık geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalırken, hayatta kalmak için bir yol bulmaya çalışır.

Ouija: Origin of Evil (2016)

“Ouija: Origin of Evil” (2016), Mike Flanagan’ın yönettiği bir doğaüstü korku filmidir. Bu film, 2014 yapımı “Ouija”nın bir önbölümü olarak hizmet eder ve başrollerde Elizabeth Reaser, Annalise Basso ve Lulu Wilson gibi isimleri bulunmaktadır.

Konu Özeti: Film, 1967’de Los Angeles’ta geçer. Dul Alice Zander (Elizabeth Reaser), kızları Paulina (Annalise Basso) ve Doris (Lulu Wilson) ile birlikte yaşamaktadır. Aile, ruh çağırma seansları düzenleyerek geçimlerini sağlar, ancak bu seanslar aslında birer hiledir. Ancak, Alice, oturumlarına daha fazla otantiklik katmak için bir Ouija tahtası ekler. Genç kızı Doris, bu tahtayı kullanarak gerçekten ölülerle iletişim kurmaya başlar. Ancak, bu iletişimle kötü bir varlık ona musallat olur. Aile, Doris’i bu kötücül varlıktan kurtarmak için bir yol ararken, korkunç sırlar ve tehlikelerle karşı karşıya kalırlar.

Old People (2022)

Yaşlanmaktan korkuyor musunuz? Korkularınızın temelsiz olmadığını söyleyebilirim, dostum, özellikle yaşlılık yıllarınız yönetmen Andy Fetscher’ın “Old People” (Yaşlı İnsanlar) filmindeki korkutucu yaşlılara benzerse. Ella (Melika Foroutan) ve iki çocuğu, kız kardeşinin düğününe katılmak için eve döndüğünde, kan susamış yaşlı bir ordu, yollarına çıkan her şeye saldırmak üzere düğüne dadanır. Bingo Hell ve şimdi de Old People gibi filmlerle, en sevdiğimiz akış platformları, Lloyd Christmas’ın akıllıca sözlerini dikkate almamız gerektiğini öne sürüyor gibi görünüyor: Yaşlı vatandaşlar, direksiyon başında yavaş ve tehlikeli olsalar da, ilk fırsatta sizi öldüreceklerdir.

The Munsters (2022)

Rob Zombie, 31 ve House of 1,000 Corpses gibi filmlerle geleneksel kırsal korku alanında kendisine oldukça ad yapmış olabilir. Ancak terör ustası, The Munsters’ın sinematik yeniden tasarımıyla tür yeteneklerini daha aile dostu bir alana taşıyarak hoş bir değişiklik yapıyor. Jeff Daniel Philips, Sheri Moon Zombie ve Daniel Roebuck’u sırasıyla Herman, Lily ve Büyükbaba Munster olarak başrollerde gördüğümüz hikaye, Lily ve Herman’ın birbirlerine olan korkutucu ilgisini anlatıyor ve bu, bildiğimiz ve sevdiğimiz 1960’ların ortalarındaki TV dizisinin eğlenceli bir önbölümü olarak karşımıza çıkıyor.

Veronica (2017)

“Veronica” (2017), İspanyol yönetmen Paco Plaza tarafından yönetilen bir doğaüstü korku filmidir. Plaza daha önce “REC” film serisiyle tanınmıştır. “Veronica”, gerçek bir olaydan esinlenerek hazırlanmıştır ve başrolünde genç aktris Sandra Escacena yer almaktadır.

Konu Özeti: Film, 1991 yılında Madrid’de geçer. 15 yaşındaki Veronica ve iki arkadaşı, annesinin çalıştığı bir gün okulda güneş tutulması sırasında bir spirit tahtası kullanarak bir ruh çağırma seansı düzenlerler. Ancak bu seans sırasında bir şeyler ters gider ve Veronica, etrafında tuhaf olayların meydana geldiğini fark eder. Görünmez bir varlık, Veronica’nın hem kendisini hem de kardeşlerini tehdit etmektedir. Genç kız, ailesini bu kötücül varlıktan korumaya çalışırken, kendi geçmişiyle de yüzleşmek zorunda kalır.

The Day of the Lord (2020)

“The Day of the Lord” (2020) orijinal adıyla “El día del Señor” olan, Meksikalı yönetmen Santiago Alvarado’nun yönettiği bir korku-gerilim filmidir.

Konu Özeti: Film, emekli bir rahip olan Menendez’in hikayesine odaklanır. Menendez, geçmişte işlediği günahlarından dolayı kendi içinde sürekli bir mücadele yaşamaktadır. Kendini izole ederek yaşayan bu rahip, bir gün eski bir arkadaşının ziyaretiyle sarsılır. Bu arkadaşı, kızının şeytani bir varlık tarafından ele geçirildiğine inanmaktadır ve Menendez’den yardım ister. Ancak durum, başta göründüğünden çok daha karmaşık ve karanlıktır.

Choose or Die (2022)

Toby Meakins’in ortak yazıp yönettiği “Choose or Die” filmi, Kayla olarak Iola Evans’ı başrolde sunar. Kayla, pencere temizleyen bir üniversite terkisidir ve yanlışlıkla kendisini ve arkadaşı Issac’ı (Asa Butterfield) CURS>R adlı şeytani bir ’80’ler hayatta kalma korku oyununun içine soktuğunda dijitalleşmiş bir kıyamet dünyasına sürüklenir. Bu oyun, gerçeklikle iç içe geçerek “oyuncularını” korkutucu kampanyanın sonuna ulaşabilmek için yaşam veya ölüm kararları almaya zorlar. Oyun altkültürüne bolca gönderme yapan “Choose or Die”, karmakarışık öğelerin kutusunu sunar ve bazı izleyiciler için biraz fazla olabilirken, Meakins ve yaratıcı ekibin hayal gücüyle yarattığı dünyayı takdir etmemek elde değil.

Incantation (2022)

İşte sizin ve sevdiklerinizin keyif alabileceği sağlam bir korku filmi deliliği. “Incantation”, Kevin Ko tarafından ortak yazılmış ve yönetilmiştir. Film, Tsai Hsuan-yen’ın canlandırdığı Li Ronan adlı, yanlışlıkla kutsal bir şeyi tahrip etmenin sonuçlarından muzdarip olan bir annenin hikayesine odaklanıyor. Yıllar önce, Li kutsal bir Chen ritüelini ihlal etti ve bu, yeni doğan kızının antik bir tanrı tarafından lanetlenmesine yol açtı. Zaman daralırken, Li şimdi bu laneti kızından kaldırmak için gücünün yettiği her şeyi yapmalıdır; aksi takdirde tanrı masum kızı tüketebilir. Anlatı bazen sapabilir, ancak genel olarak “Incantation”, büyük ihtimalle çoğu izleyicinin tamamen keyif alacağı, çoğunlukla tutarlı ve enerjik bir el kamerası korkusu sunmaktadır.

Velvet Buzzsaw (2019)

“Velvet Buzzsaw” (2019) filmi, Dan Gilroy’un yazıp yönettiği bir korku-gerilim filmidir. Başrollerde Jake Gyllenhaal, Rene Russo, Toni Collette ve John Malkovich gibi tanınmış aktörler bulunmaktadır.

Konu Özeti: Film, Los Angeles sanat dünyasında geçer. Değerli bir sanat koleksiyoncusunun ölümünden sonra, onun ölmeden önce keşfettiği resimler sanat camiasına sunulur. Ancak bu resimler, sahip olduğu karanlık sırlar nedeniyle tekin değildir. Resimleri elinde bulunduran herkes, doğaüstü olaylar ve şiddet dolu ölümlerle karşılaşır. Film, sanat dünyasının yozlaşmışlığını, materyalizmini ve sahtekarlığını ele alırken, aynı zamanda doğaüstü bir korku öyküsü sunmaktadır.

Bird Box (2018)

“Bird Box” (2018) filmi, Susanne Bier’in yönettiği ve Josh Malerman’ın aynı adlı romanından uyarlanan bir post-apokaliptik korku gerilim filmidir. Filmin başrolünde Sandra Bullock bulunmaktadır.

Konu Özeti: Film, dünya çapında toplumun çöküşüne yol açan doğaüstü bir varlığın ortaya çıkışını konu alıyor. Bu varlıkla göz teması kurulduğunda insanlar intihar etmeye itilmektedir. Hikaye, bu tehlikeli varlıkla karşılaşmamak için gözlerini bağlı tutan Malorie (Sandra Bullock) ve çocuklarının nehir boyunca tehlikeli bir yolculuğunu anlatıyor. Amacı, söylentilere göre bu varlığın etkisinden korunmuş bir sığınağa ulaşmaktır.

Malorie, hayatta kalan diğer insanlarla birlikte bir evde saklanmaya çalışırken geçmiş ve şimdiki zaman arasında gidip gelerek hikaye anlatılır. Grup, dış dünyada ne olduğunu anlamaya çalışırken, içerideki gerilim ve şüphe de artmaktadır.

The Perfection (2018)

“The Perfection” (2018) filmi, Richard Shepard’ın yönettiği bir psikolojik gerilim filmidir. Başrollerinde Allison Williams ve Logan Browning gibi tanınmış aktörler bulunmaktadır.

Konu Özeti: Film, eski bir çello prodijisi olan Charlotte (Allison Williams) ve onun yeni nesil prodijisi olan Lizzie (Logan Browning) arasındaki karanlık ve dönüşümlü ilişkiye odaklanıyor. Charlotte, ailesine bakmak için müzik kariyerinden vazgeçmek zorunda kaldıktan sonra, yıllar sonra Lizzie ile bir araya gelir ve ikisi arasında karmaşık bir ilişki başlar. Film, müzik, kıskançlık, intikam ve saplantı üzerine bir dizi şaşırtıcı dönüş ve sarsıcı anlaşma ile ilerler.

Nobody Sleeps in the Woods Tonight (2020)

“Nobody Sleeps in the Woods Tonight” (2020) orijinal adıyla “W lesie dzis nie zasnie nikt”, Polonyalı yönetmen Bartosz M. Kowalski’nin yönettiği bir korku filmidir.

Konu Özeti: Film, teknoloji bağımlısı bir grup genç hakkındadır. Bu gençler, dijital detoksa girmek için vahşi doğada bir kampa katılırlar. Ancak doğanın güzelliklerini keşfetmek için geldikleri bu ormanda, korkunç bir varlık tarafından avlanmaya başlarlar. Klasik korku filmlerindeki “orman kampı” temasını alıp yeni bir hikayeyle harmanlayarak, izleyiciye hem nostaljik hem de taze bir korku deneyimi sunar.

1922 (2017)

“1922” (2017), Stephen King’in aynı adlı kısa hikayesinden uyarlanan bir psikolojik korku gerilim filmidir. Filmi Zak Hilditch yazmış ve yönetmiştir, başrolde ise Thomas Jane bulunmaktadır.

Konu Özeti: Film, 1922’de Nebraska’da geçer ve Wilfred James (Thomas Jane) adında bir çiftçinin gözünden anlatılır. Wilfred, eşi Arlette’in (Molly Parker) şehirde yaşama planlarına direnir. Arlette, onunla boşanmak ve oğulları Henry’yi (Dylan Schmid) de alarak şehre taşınmak ister. Bu duruma karşı gelen Wilfred, eşini öldürmeye karar verir ve bu korkunç planını oğlu Henry ile birlikte gerçekleştirir. Ancak bu cinayet, Wilfred ve Henry’nin hayatını cehenneme çeviren bir dizi doğaüstü ve psikolojik olayları tetikler.

The Rental (2020)

“The Rental” (2020) filmi, aktör Dave Franco’nun yönetmenlik koltuğunda oturduğu ilk filmidir. Franco ayrıca Joe Swanberg ile birlikte filmin senaryosunu yazmıştır. Başrollerinde Dan Stevens, Alison Brie, Sheila Vand ve Jeremy Allen White gibi isimler bulunmaktadır.

Konu Özeti: Film, iki çiftin (Charlie ve Mina, Josh ve Michelle) bir hafta sonu kaçamağı için deniz kenarında lüks bir kiralık eve gitmelerini konu alıyor. Başlangıçta, hepsi rahatlamaya ve eğlenmeye hazırdır, ancak evin sahibi hakkında tuhaf şeyler fark etmeye başlarlar ve kiralık evin sırlarını keşfederler. Bu, çiftler arasında güvensizlik ve paranoya yaratır. Ancak bu sadece başlangıçtır; tatil, karanlık sırların ve tehlikelerin keşfiyle korkunç bir kabus haline gelir.

The Old Ways (2020)

“The Old Ways” (2020) filmi, Christopher Alender’in yönettiği bir korku filmidir. Marcos Gabriel tarafından yazılan bu film, bir gazetecinin doğup büyüdüğü köyüne dönüşünü ve burada eski gelenekler ve inançlar nedeniyle kaçırılıp tutulmasını anlatmaktadır.

Konu Özeti: Film, Meksika kökenli, ancak Amerika’da yaşayan gazeteci Cristina Lopez’in karakterine odaklanır. Cristina, doğup büyüdüğü Meksikalı bir köye, Veracruz’a, bir hikaye için döner. Ancak köye vardığında, yerel halk onu kaçırır ve onun içinde bir şeytan olduğuna inanarak eski bir temizlik ritüeli uygulamaya karar verir. Cristina’nın bedeninde gerçekten de bir şeytanın olup olmadığını ya da köylülerin sadece batıl inançlarına mı kapıldığını öğrenmek için film boyunca gerilim dolu olaylar yaşanır.

Blood Red Sky (2021)

“Blood Red Sky” (2021), Peter Thorwarth’ın yönettiği ve senaryosunu Stefan Holtz ile birlikte yazdığı bir korku-gerilim filmidir. Başrolünde Peri Baumeister, Alexander Scheer ve Kais Setti gibi isimler bulunmaktadır.

Konu Özeti: Nadja (Peri Baumeister) adında bir anne, oğlu Elias (Carl Anton Koch) ile birlikte Amerika’ya, tedavi olabilmek için uçmaktadır. Ancak, uçuş sırasında bir grup terörist uçağı kaçırır. Bu, sıradan bir uçak kaçırma olayı değildir çünkü Nadja’nın bir sırrı vardır: Nadja, vampirlik hastalığına yakalanmış bir kadındır ve bu durumu oğlunun ve diğer yolcuların güvende olması için kontrol altında tutmaya çalışmaktadır. Teröristlerin saldırısıyla, Nadja’nın doğaüstü yeteneklerini ve vampir içgüdülerini kullanarak kendini ve oğlunu korumak için harekete geçmesi gerekecektir.

Texas Chainsaw Massacre (2022)

The Texas Chainsaw Massacre serisi, yaklaşık 50 yıllık serüveninde birçok zirve ve iniş yaşamıştır. Serinin son filmi olan 2022 yapımı “Texas Chainsaw Massacre”, 1974 yapımı orijinal filme doğrudan bir devam niteliğindedir ve franchise’daki diğer tüm filmleri göz ardı eder. Hikaye, sosyal medya etkileyicisi Dante (Jacob Latimore) ve onun yakın arkadaşlarını odaklar. (Kalan yerlilerin hoşuna gitmeyen) bir Teksas kasabasını yeniden yapılandırmayı planlayarak bu kasabaya gelen arkadaş grubu, terkedilmiş bir yetimhaneyi boşaltmaya hazır olmayan bir testere taşıyan dev bir adamın ortaya çıkmasını beklemiyor. Diğer Chainsaw filmlerindeki gerilimi ve mantıklı karakter motivasyonlarını eksik bıraksa da, bu Netflix’e özel versiyon, cesur korku filmi öğeleri, heyecan verici kamera hareketleri ve yaratıcı bir hikayeyle izleyiciyi etkiliyor.

No One Gets Out Alive (2021)

“No One Gets Out Alive” (2021) filmi, Santiago Menghini’nin yönettiği bir korku gerilim filmidir. Film, Adam Nevill’in aynı adlı romanından uyarlanmıştır ve başrolde Cristina Rodlo ve Marc Menchaca gibi isimler bulunmaktadır.

Konu Özeti: Amerika’ya yeni taşınan genç bir kadın, Ambar, para sıkıntısı içindedir ve şehirde ucuz bir yer arar. Bulduğu bina, eski ve ürkütücü bir apartmandır. Ancak, apartmanda sadece ucuz bir kira değil, aynı zamanda bazı karanlık sırlar ve doğaüstü olaylar da bulunmaktadır. Ambar, bina hakkında daha fazla bilgi edindikçe, içinde yaşanan korkunç olayları ve kötü ruhları keşfeder. Film, izleyiciye Ambar’ın bu tehlikeli ve korkunç durumdan nasıl kurtulmaya çalıştığına dair gerilim dolu anlar sunar.

A Classic Horror Story (2021)

“A Classic Horror Story” (2021) filmi, Roberto De Feo ve Paolo Strippoli’nin yönettiği İtalyan yapımı bir korku filmidir.

Konu Özeti: Bir grup yabancı, İtalya’nın güneyine seyahat ederken gizemli bir kaza sonucu derin bir ormanda mahsur kalır. Ormanda, korkunç bir kulübeye rastlarlar ve burada, köyün korkunç bir ritüeli hakkında keşfedecekleri bir dizi gizemle karşılaşırlar. Ancak bu ritüel sadece bir efsane değildir ve kısa süre içinde bu yabancılar, hayatta kalmak için savaşmak zorunda kalacakları gerçek bir kabusla yüzleşirler.

There’s Someone Inside Your House (2021)

“There’s Someone Inside Your House” (2021) filmi, Patrick Brice’nin yönettiği bir korku gerilim filmidir. Film, Stephanie Perkins’in aynı adlı romanından uyarlanmıştır.

Konu Özeti: Film, bir lisede yaşanan korkunç cinayetlerle başlar. Katil, kurbanlarının yüzlerine maskeler takarak onları öldürmektedir. Ancak bu maskeler, kurbanların kendi yüzlerine benzemektedir. Katil, aynı zamanda kurbanlarının en karanlık sırlarını da ifşa etmektedir. Makani Young, Nebraska’daki yeni okuluna yeni transfer olmuş bir öğrencidir ve kısa süre içinde bu korkutucu olayların merkezine düşer. Makani ve arkadaşları, katilin kimliğini ortaya çıkarmaya çalışırken aynı zamanda hayatta kalmak için savaşırlar.

Till Death (2021)

“Till Death” (2021) filmi, S.K. Dale’in yönettiği bir gerilim filmidir. Başrolünde Megan Fox bulunmaktadır.

Konu Özeti: Film, Emma (Megan Fox) adında bir kadını odak alır. Emma, evliliğinde sorunlar yaşamaktadır ve bir gün kocasıyla romantik bir hafta sonu kaçamağı için göl kenarındaki izole bir eve gider. Ancak sabah uyandığında kendini kocasının cesedine kelepçeli olarak bulur. Bu korkunç sürprizin üzerine, ona yapılan diğer tuzakları keşfeder ve hayatta kalmak için savaşmak zorunda kalır. Bu, Emma’nın sadece fiziksel değil, aynı zamanda duygusal olarak da kocasının bıraktığı mirasla yüzleşmek zorunda kaldığı bir hayatta kalma mücadelesine dönüşür.

Coming Home in the Dark (2021)

“Coming Home in the Dark” (2021) filmi, James Ashcroft’un yönettiği bir gerilim filmidir.

Konu Özeti: Film, bir öğretmen olan Alan ve onun ailesinin korkunç bir yolculuğuna odaklanır. Alan, eşi ve iki oğluyla birlikte Yeni Zelanda’nın kırsal kesiminde sessiz bir piknik yapıyordur. Ancak tatil, iki tehlikeli yabancının aileyi rehin almasıyla kabusa dönüşür. Alan’ın geçmişindeki karanlık bir sır, bu yabancıların onunla ve ailesiyle olan korkunç oyunlarına sebep olabilir. Alan, ailesini kurtarmak için hem fiziksel hem de psikolojik savaş vermelidir.

Don’t Listen (2020)

“Don’t Listen” (2020), Ángel Gómez Hernández’in yönettiği İspanyol yapımı bir korku filmidir.

Konu Özeti: Film, Daniel ve Sara’nın oğulları Eric ile birlikte büyük ve eski bir eve taşınmalarıyla başlar. Aile, bu evi restore edip satmayı planlamaktadır. Ancak kısa süre sonra, oğulları Eric, hayali bir arkadaşla konuştuğunu iddia eder. Eric’in davranışları giderek daha da garipleşir ve ailesi onun hayali arkadaşı hakkında endişelenmeye başlar. Ancak gerçekte Eric, evdeki doğaüstü varlıklarla iletişim kurmaktadır. Tragedi sonrası, aile doğaüstü olayları araştırmaya karar verir ve evin korkunç sırlarını keşfeder.

The 8th Night (2021)

“The 8th Night” (2021) filmi, Kim Tae-hyung’un yönettiği Güney Kore yapımı bir korku gerilim filmidir.

Konu Özeti: Bu karanlık ve atmosferik film, yedi gün süren bir kabusu merkezine alır. Eski bir rahip ve bir dedektif, dünyayı yok etme amacıyla serbest bırakılan iki bin yıllık bir şeytani varlığı durdurmak için işbirliği yaparlar. Bu kötülük, yedinci gece sonunda, sekizinci günün başlangıcında tam anlamıyla serbest kalacaktır. İkilinin bu süre zarfında varlığı durdurma çabaları, filmde gergin ve ürkütücü bir hikaye olarak anlatılır.

Nightbooks (2021)

Nightbooks, J.A. White tarafından yazılan aynı adlı korku-fantazi çocuk kitabına dayanan bir film olarak karşımıza çıkıyor. Filmde Winslow Fegley, korku hikayeleri uydurma konusunda yetenekli olan yaratıcı bir çocuk olan Alex’i canlandırıyor. Bir cadı (Krysten Ritter) tarafından tutsak alındığında, kötülük dolu kadın her gece ona hayatta kalmak için yeni bir ürkütücü hikaye anlatmasını talep eder. Acaba Alex’in iddialı fikirleri onu yok olmaktan koruyabilecek mi? Nightbooks, daha çok genç bir izleyici kitlesine yönelik bir film olup, bu durum bizim için tamamen kabul edilebilir. Sonuçta, korku filmleri herkes içindir (tabii ki tüm korku filmleri değil). Film, gerilim dolu bir atmosfer sunmakta ve başrol oyuncularının etkileyici performanslarıyla beraber, tüm aile için keyifli bir korku filmi deneyimi sunmaktadır.

Malevolent (2018)

Malevolent, 2018 yapımı bir Netflix orijinal filmidir. Florence Pugh (Midsommar, Black Widow) ve Ben Lloyd-Hughes’in başrollerini paylaştığı film, sahtekar bir paranormal araştırma ikilisi olan kardeşlerin hikayesini anlatır. Kardeşler, iddia edilen bir hayaletli malikaneye çağrılır ve sahtekarlık işlerini gerçekleştirmek için görevlendirilir. Ancak işler, harap malikane kendi planları olduğunda kötü bir dönüş alır. Malevolent, kalıpları kırmayan ancak temelini oluşturan korku filmi klişeleri içinde rahatça yer alan ürkütücü bir ev hikayesidir. Film, ürkütücü fısıltılar, çarpan kapılar ve baş karakterlerimizin üzerinde etkisi olan rahatsız edici psikolojilerle dolu bir dünyaya sizi sürükler.

Oxygen (2021)

Alexandra Aja, The Hills Have Eyes (2006), Horns ve Crawl filmlerinin yönetmeni olarak bilinir. 2021 yapımı Oxygen filmiyle korku ve bilim kurgunun popüler kesişim dünyasına derin bir dalış yapmaktadır. Filmde Mélanie Laurent, Elizabeth Hansen karakterini canlandırmaktadır. Elizabeth, oksijen seviyeleri azalan bir kriyojenik kapsülde uyandığında nasıl oraya geldiği hakkında hiçbir fikre sahip olmadan bulur kendini. Hücresinden hava boşaldıkça, Liz kim olduğuna ve neden kriyojenik bir uykuda olduğuna dair herhangi bir izi geri kazanmak için mücadele etmek zorundadır. Anlatı belki tamamen taze olmasa da, Mélanie Laurent’in nefes kesen başrol performansı için Oxygen’i izlemek isteyeceksiniz. Mélanie Laurent, sıradan bir yetenek tarafından kolayca yapılabilecek bir role güçlü bir şekilde hayat veren bir oyuncudur.

Fear Street: 1994 (2021)

Aynı adı taşıyan R.L. Stine kitap serisine dayanan Netflix uyarlaması, üç filmi kapsamaktadır ve Part One: 1994 ile başlamaktadır. Hikayemiz, Shadyside adlı bir topluluğun korkunç cinayetler tarihinden etkilenen Deena Johnson’ı (Kiana Madeira) takip ediyor. Birçok yerli, bu durumun eski bir cadı olan Sarah Fier’in lanetinden kaynaklandığına inanmaktadır, ancak Deena mitolojiye inanmaz. Ancak Shadyside’ın en kötü kişilerinden birkaçı küçük kasabaya vahşi eylemler yapmaya başladığında, Deena ve arkadaşlarını hayatta kalma mücadelesine sürükler. Etkileyici bir slasher filmi olan ve kaynak materyale sadık bir saygı duruşu olan Fear Street serisinin üç bölümünün hepsini Netflix’te keyifle izleyebilirsiniz.

Unfriended (2015)

Blaire (Shelley Hennig) ve yakın arkadaşları Skype üzerinden sohbet ederken, “billie227” olarak bilinen bilinmeyen bir kullanıcı sohbete katılır. Arkadaşlar, bilinmeyen katılımcıyı sohbet odasından çıkarmaya çalışırken, kullanıcı adının Blaire’in en iyi arkadaşı Laura Barns’a ait olduğunu keşfederler. Laura, bir videoyu viral hale getirdikten sonra intihar eden ve şimdi onu kirleten herkese intikam arayan bir ruhtur. Blaire ve arkadaşları, Laura’nın kötü planını gerçekleştirdiği ölümcül bir fare-oyunuyla karşı karşıya kalır. Yüzeyde basit gibi görünebilir, ancak Unfriended, gençlerin Skype pencerelerinin küçük sınırlarından yayılan şaşırtıcı bir gerilim miktarıyla çalışan bir korku filmidir.

Things Heard & Seen (2021)

Manhattan’dan Hudson Valley’e taşınan Clare ailesi, antika bir çiftlik evinde yerleşir. Ailenin taşınma sebebi olan yeni öğretmenlik görevine hayran olan George Clare (James Norton), neredeyse eşi ve kızını terk eder ve bir öğrencisiyle tutkulu bir ilişkiye başlar. Catherine (Amanda Seyfried), günlerini yeni evlerinde geçirirken, kendini izole hisseder ve giderek artan bir şekilde evin içinde dolaşan bir varlık tarafından rahatsız edilir. Catherine’a diğer dünyevi hayaletler ve belirtiler kendini göstermeye başladıkça, George’un kendi karanlık sırları da kendisi ve ailesine yaklaşmaya başlar. Things Heard & Seen, bir Amerikan ailesinin dağılmasından daha çok hayaletlerle ilgili olmayan, atmosferik bir evi ve sonsuza kadar koridorlarında dolaşmaya mahkum olan çaresiz kurbanları sunan bir filmdir.

Army of the Dead (2021)

Zack Snyder’ın “Army of the Dead” filmi, DC Comics’in auteur’ünü (yönetmen) korku alanında tekrar buluşturuyor. Snyder’ın çıkış yapmış filmi 2004 yapımı “Dawn of the Dead” yeniden yapımıdır. Zombi istilası altındaki günümüzde geçen film, terk edilmiş bir Las Vegas’ta yaşayan bir göçmen olan Scott Ward’ı (Dave Bautista) takip ediyor. Kumarhane patronu Bly Tanaka (Hiroyuki Sanada) tarafından ömür boyu fırsat sunulan Scott, şehir nükleer bombalanmadan önce karantina bölgesine girip büyük miktarda nakit para çalmak için bir ekip kurar. Aksiyon ve korkunun büyük ölçüde birleştiği bu filmde, kıyametin bol olduğu ve hikayenin Snyder’ın ölüler dünyasına dönüşü için zengin olduğu bir atmosfer sunulmaktadır.

Alive (2020)

#Alive, zombi istilasının yaşandığı bir dünyada hayatta kalmaya çalışan Oh Joon-woo (Yoo Ah-in) karakterini canlandıran bir film. Apartman dairesinde izole edilmiş ve iletişimden kesilmiş olan Joon-woo, ailesinin yok olduğunu öğrendiğinde umut kaybolur gibi görünmektedir. Ancak bir lazer işaretçisinin dairesine düşmesiyle birlikte yakınlarda başka bir hayatta kalan olduğu umudu belirir. Joon-woo kendini toparlar ve zombilerle dolu evinden çıkmanın bir yolunu bulmaya çalışır. Hızlı tempolu, kan dolu ve etkileyici performanslarla dolu olan #Alive, bir saatlik süresi boyunca büyük ve sürprizli korkuları gün yüzüne çıkarıyor.

Crimson Peak (2015)

Edith (Mia Wasikowska), güçlü bir aile servetinin Amerikalı mirası, gizemli ama çekici Sir Thomas Sharpe (Tom Hiddleston) ile evlenmeyi kabul eder. İngiltere’ye götürülen gelin, yıkık dökük Allerdale Hall’un yüksek tavanlı salonlarında dolaşarak günlerini geçirir. Edith’e korkunç hayaletlerin ardı ardına göründüğü bir dizi olayın ardından, genç kadın çekici damadının dolu dolu bir dolabı olduğunu ve diğer korkunç gerçekleri öğrenir. Hayaletli ev alt türüne heyecan verici bir katkı olan Crimson Peak, muhteşem görselleri ve korkutucu hayaletleriyle unutulmaz bir kâbus dolu malikaneye Guillermo del Toro’nun hayal edebileceği bir yolculuktur.

The Block Island Sound (2021)

The Block Island Sound, Harry (Chris Sheffield), bir balıkçının oğlu, ve Audry (Michaela McManus), bir Çevre Koruma ajani ve Harry’nin kız kardeşi olan karakterlerin, Block Island ve çevresindeki sularda açıklanamayan olayların peşine düştüğü gizemli ve kötü bir gücü takip eden bir film. Fantasia International Film Festivali’nde prömiyer yapan The Block Island Sound, gerilim dolu bir atmosfer yaratmaya odaklanırken, ana kadrodan inandırıcı performanslar ve Kevin ve Matthew McManus’un yönetmenlik becerileriyle desteklenen kasvetli bir ton oluşturuyor.

Before I Wake (2016)

Before I Wake, genç oğullarının ölümünün ardından Mark ve Jessie (Thomas Jane ve Kate Bosworth) çiftinin, Cody adında bir evlatlık çocuğu yanlarına almaya karar verdiklerini anlatan bir film. Cody, evlat edinenlere gece korkularından bahsettiğinde, ebeveynler onun korkularını sadece çocuksu hayal gücü olarak görmezden gelirler. Ancak Cody’nin rüyaları ailelerinin gözleri önünde gerçeğe dönüştüğünde, masum projeksiyonlar hızla korkunç kabus yaratıklarına dönüşür ve Mark ve Jessie bu kabuslarla mücadele etmek zorunda kalır. Çocukların korkularla başa çıktığı korku filmlerini hepimiz görmüşüzdür. Before I Wake’i diğerlerinden ayıran şey ise babalık bakış açısına odaklanması ve yas sürecinde yeni bir aşkı kabullenirken duygusal karmaşıklıklara odaklanmasıdır.

His House (2020)

Güçlü bir başlangıç olan “His House”, yönetmen Remi Weekes’in ilk filmidir. Film, savaşın yıkımına maruz kalan Güney Sudanlı bir çift olan Bol (Sope Dirisu) ve Rial (Wunmi Mosaku) tarafından İngiliz Kanalı’nı geçerek kaçan bir çifti takip eder. Su üzerinde zorluklar yaşayan çift, İngiltere’de geçici sığınma hakkı kazanır. Gecekondu bir daireye yerleşen Bol, İngiltere kültürüne uyum sağlamaya çalışırken, Rial Sudan köklerine bağlı kalmaktadır. Çifti rahatsız eden bir dizi ürkütücü varlık ortaya çıktığında, Bol ve Rial, mültecilerin işkenceleri ve damgalanmasıyla başa çıkarken kendi akıllarını sorgulamaya başlar. His House, sosyal yorum ve ürkütücü korku filmi unsurlarının dengeli bir birleşimi olan mutlaka izlenmesi gereken bir filmdir.

Apostle (2018)

1905 yılında geçen Apostle’da (Aziz), Thomas Richardson (Dan Stevens) kendi kız kardeşi Jennifer’ı kurtarma görevindedir. Bir dini tarikat tarafından rehin alınan ve fidye istenen Jennifer, uzak bir Galler adasında hapsedilmiştir. Thomas, bir dönüşmüş olarak adaya gider ve tarikat üyeleriyle tanıştıktan sonra onların hoş olmayan niyetlerini öğrenir. Kanlı kurbanlar ve karanlık bir mitoloji dünyasına sürüklenen Thomas, kâbus gibi imgelerle dolu bir dünyaya adım atar. Apostle, folk korku alt türüne nefes kesici bir katkı sağlayan etkileyici oyunculuk, sağlam bir hikaye ve unutulmaz sahnelerle dolu bir filmdir.

Piercing (2018)

Yazar/yönetmen Nicholas Pesce’nin (The Eyes of My Mother) Piercing adlı filmi, aynı adı taşıyan Ryü Murikami romanının bir uyarlamasıdır. Reed (Christopher Abbot), evde zor zamanlar geçirmektedir. Bir koca ve baba olarak, içinde kötü bir şeyler yapma isteği olan Reed, bir fahişe tutar ve ona düşünülemez bir şey yapmak ister. Reed’in beklemediği şey ise Jackie adında kurnaz ve tahmin edilemez bir seks işçisidir. Jackie, Reed’in kendisi gibi çarpık ve şiddet dolu bir kadındır. Ortaya çıkan şey, kimin üstün geleceği konusunda zor bahislerin yapıldığı kötü bir kedi fare oyunudur.

I Am the Pretty Thing That Lives in the House (2016)

Yazar/yönetmen Osgood Perkins’in I Am the Pretty Thing That Lives in the House filmi, korku yazarı Iris (Paula Prentiss) için bakıcı olarak tutulan Lily (Ruth Wilson) adlı bir hemşirenin ürkütücü bir hikayesidir. Tarihi bir New England malikanesinde yaşayan Lily, doğaüstü olaylar yaşamaya başlar ve evin geçmişi hakkında yaşlı Iris’e sorular sormaya başlar. Iris, herhangi bir fenomen olmadığını iddia ederek bu soruları reddeder. Lily, evi kendi başına araştırmaya başlar ve bu da malikanenin geçmişi hakkında şok edici keşiflere ve korkunç gerçeklere yol açar. Bu, gerçekten “az daha fazladır” düşüncesini benimseyen harika bir korku sineması örneğidir. I Am the Pretty Thing…, ürkütücü ses tasarımı, uzun süren kamera çalışmaları ve hüzünlü bir müzikle korkularını etkili bir şekilde sunmaktadır.

İlgili Makaleler

Kaynak: Netflix

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli